Yabancı Dil Sınavında (YDS) Dil Bilgisi Konuları ve İpuçları

16 Şub 2025
YDS (Yabancı Dil Sınavı) nin gramer bölümü, dil bilgisinin çeşitli yönlerini kapsayan sorular içerir
YDS (Yabancı Dil Sınavı)'nin gramer bölümü, dil bilgisinin çeşitli yönlerini kapsayan sorular içerir ve 7 ile 16 arasındaki sorularda yer alır. Bu bölüm, sizlerin İngilizce dil bilgisi becerilerini derinlemesine test eder ve farklı gramer konularını içerir:
- Karışık Gramer Soruları ( 7. 8. ve 9. Sorular - Tense, Modals, Passive, Gerund & Infinitive, Reduction): İki boşluktan oluşan bu sorular, zaman yapıları (tense), modal fiiller (modals), edilgen yapılar (passive), isim-fiil (gerund) ve mastar yapıları (infinitive), ve kısaltmalar (reduction) gibi karmaşık gramer konularını içerir. Bu sorular, sizlerin hem gramer yapısını anlama hem de doğru bağlamda kullanma yeteneklerinizi ölçer.
- Preposition Soruları (10. ve 11. Sorular): Yine iki boşluklu olan bu sorular, prepositionsların doğru kullanımını test eder. Adayların cümle içindeki kelimelere ait prepositionları doğru seçebilme becerileri değerlendirilir.
- Bağlaç Soruları (12. ve 16. Sorular): Bu sorular, cümleleri birleştiren bağlaçların doğru kullanımını ölçer. Bu bölümde yer alan sorulardan biri, iki bağlaç içeren ve bu yüzden iki boşluklu bir sorudur. Diğer bağlaç soruları ise genellikle tek boşlukludur.
Şimdi bu soru tiplerinin yapılarına bakalım
Karışık Gramer Soruları
1- Over the years, archaeologists ----------- many artifacts in the ancient city that ------------ light on the daily lives of its inhabitants.
A) find / shed
B) have found / shed
C) may find / have shed
D) are finding / had been sheding
E) had found / have shed
Bu cümledeki boşlukları doldururken dikkat edilmesi gereken temel dilbilgisi kurallarından biri, zaman uyumudur. İlk boşluk için kullanılacak fiilin zamanı ve ikinci boşluk için kullanılacak fiilin zamanı birbiriyle ve cümlenin genel anlamıyla uyumlu olmalıdır. Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
A) find / shed
- Bu seçenek, geniş zamanı ifade eder ve genel gerçekler veya sürekli eylemler için kullanılır. Ancak, burada geçmişte başlayıp günümüze kadar uzanan bir süreç ifade edilmek istendiğinden bu seçenek uygun değil.
B) have found / shed
- Bu seçenek, "have found" ile geçmişte başlayıp günümüze kadar devam eden bir süreci ve "shed" ile bu eylemlerin sonucu olarak bir etkiyi ifade eder. Cümle bağlamında uygun bir zaman uyumu ve anlam bütünlüğü sağlar.
C) may find / have shed
- Bu seçenek, "may find" ile belirsizlik veya olasılık ifade ederken, "have shed" geçmişte başlayan ve devam eden bir etkiyi ifade eder. Ancak, cümlenin ilk kısmı için kullanılan "may" modal fiili, bu bağlamda kesinlikten ziyade belirsizlik katmakta ve cümlenin anlamıyla tam olarak uyumlu değil.
D) are finding / had been shedding
- "Are finding" şimdiki zamanı ifade eder ve devam eden bir eylemi belirtir, "had been shedding" ise geçmişte bir noktadan önce süregelen ve tamamlanmış bir eylemi ifade eder. Zaman uyumsuzluğu bu seçeneği yanlış yapar.
E) had found / have shed
- "Had found" geçmişteki bir noktadan önce tamamlanmış bir eylemi ifade ederken, "have shed" geçmişte başlayıp günümüze kadar devam eden bir etkiyi belirtir. Bu seçenek, zaman açısından bir uyumsuzluk içerir çünkü ilk eylemin tamamlandığı geçmiş bir zaman noktası ile ikinci eylemin devam eden etkisi arasında mantıksal bir sıralama sorunu vardır.
Bu durumda, en uygun seçenek B) "have found / shed" olacaktır. Bu seçenek, arkeologların yıllar boyunca antik kentte birçok artefakt bulduğunu ve bu buluntuların antik kentin sakinlerinin günlük yaşamları hakkında bilgi sağladığını en iyi şekilde ifade eder.
2- If there was ever a time that could be considered the pinnacle of innovation in ancient civilizations, it ---- the period that ---- the introduction of writing systems in Mesopotamia.
A) might be / precedes
B) would be / preceded
C) used to be / has preceded
D) must be / had preceded
E) had to be / was preceding
Cümle antik medeniyetlerdeki yeniliklerin zirvesi olarak kabul edilebilecek bir dönemi tanımlamaktadır. Burada, iki farklı zaman yapısı kullanılmıştır: birinci boşluk için modal bir fiil ve ikinci boşluk için bir zaman zarfı. Sorunun doğru çözümü için, her iki boşluğun da cümlenin anlamı ve zaman uyumuna göre doğru şekilde doldurulması gerekmektedir.
A) might be / precedes
- "Might be" (olabilir) geçmişteki bir olasılığı ifade eder, ancak "precedes" (öncüler) geniş zamanla kullanılır ve bu bağlamda geçmiş bir dönemi ifade etmek için uygun değildir.
B) would be / preceded
- "Would be" (olurdu) geçmişteki bir durumu varsayımsal olarak ifade eder, "preceded" (öncelenmiş) ise geçmiş zamanı ifade eder ve Mesopotamia'da yazı sistemlerinin tanıtılmasından önceki dönemi açıklar. Bu seçenek, cümlenin akışı ve anlam bütünlüğü açısından mantıklı ve uyumludur.
C) used to be / has preceded
- "Used to be" (eskiden olurdu) geçmişteki alışkanlıkları veya durumları ifade eder, "has preceded" ise hala devam eden etkileri ifade eden geçmiş zamanın hikâyesidir, bu kullanım cümlenin bağlamıyla uyumsuzdur.
D) must be / had preceded
- "Must be" (olmalıdır) kesinlik ifade eder ve genellikle mevcut veya genel geçer durumlar için kullanılır, "had preceded" (öncemişti) daha önce tamamlanmış bir eylemi ifade eder. Ancak bu seçenek, geçmişteki bir zirve dönemi açıklamak için ideal bir yapı sunmaz.
E) had to be / was preceding
- "Had to be" (olmak zorundaydı) geçmişte zorunluluk veya kaçınılmazlık ifade eder, "was preceding" ise geçmişte devam eden bir durumu ifade eder. Bu yapı, bir dönemin belirli bir olaydan önce geldiğini belirtmek için kullanılır ancak bu bağlamda en uygun seçenek değildir.
En uygun seçenek B) "would be / preceded"dir. Bu seçenek, Mesopotamia'da yazı sistemlerinin tanıtılmasından önceki dönemin, antik medeniyetlerdeki yeniliklerin zirvesi olarak kabul edilebileceğini varsayımsal bir şekilde ifade eder ve hem zaman uyumu hem de anlam bütünlüğü açısından cümleyi en iyi tamamlar.
3- The uncovering of a manuscript containing herbal remedies ---- to a medieval monk in a British monastery, estimated to be from the 12th century, ---- the long history of botanical medicine.
A) attributed / demonstrates
B) being attributed / had demonstrated
C) attribute / has demonstrated
D) attributing / demonstrated
E) to be attributed / used to demonstrate
A) attributed / demonstrates:
- Bir manastırda bir ortaçağ keşişine atfedilen ve 12. yüzyıldan olduğu tahmin edilen bitkisel tedaviler içeren bir el yazmasının ortaya çıkarılması, bitkisel tıbbın uzun tarihini gösterir. Bu seçenek, el yazmasının keşişe atfedildiğini ve bu keşfin bitkisel tıbbın uzun bir geçmişe sahip olduğunu kanıtladığını doğru bir şekilde ifade eder.
B) being attributed / had demonstrated:
- Bir manastırda bir ortaçağ keşişine atfedilmekte olan ve 12. yüzyıldan olduğu tahmin edilen bitkisel tedaviler içeren bir el yazmasının ortaya çıkarılması, bitkisel tıbbın uzun tarihini kanıtlamıştı. Bu seçenek, zaman açısından yanıltıcı olabilir çünkü "had demonstrated" geçmişte tamamlanmış bir eylemi ifade eder ve bu bağlamda kullanımı kafa karıştırıcıdır.
C) attribute / has demonstrated:
- Bir manastırda bir ortaçağ keşişine atfetmek ve 12. yüzyıldan olduğu tahmin edilen bitkisel tedaviler içeren bir el yazmasının ortaya çıkarılması, bitkisel tıbbın uzun tarihini kanıtlamıştır. Bu seçenek gramer olarak eksik ve bağlam dışıdır.
D) attributing / demonstrated:
- Bir manastırda bir ortaçağ keşişine atfedilerek ve 12. yüzyıldan olduğu tahmin edilen bitkisel tedaviler içeren bir el yazmasının ortaya çıkarılması, bitkisel tıbbın uzun tarihini göstermiştir. Bu seçenek, eylemin sürecini ifade eder, ancak "attributing" aktif bir yapıyı ifade ederken, pasif bir yapı olan "attributed" daha uygun olurdu.
E) to be attributed / used to demonstrate:
- Bir manastırda bir ortaçağ keşişine atfedilmesi beklenen ve 12. yüzyıldan olduğu tahmin edilen bitkisel tedaviler içeren bir el yazmasının ortaya çıkarılması, bitkisel tıbbın uzun tarihini kanıtlamıştır. Bu seçenek, yapısal olarak eksik ve anlam açısından tam olarak uygun değildir.
En uygun seçenek A) attributed / demonstrates'tir çünkü hem gramer yapısı hem de anlam bütünlüğü açısından cümleyi doğru ve anlaşılır bir şekilde tamamlar. Bu seçenek, el yazmasının keşişe atfedildiğini ve bu durumun bitkisel tıbbın uzun bir geçmişe sahip olduğunu gösterdiğini ifade eder.
Preposition Soruları
1- Students often struggle ------- maintaining a balance --------- their academic and social lives.
A) at / upon
B ) with / between
C) to / through
D) about / from
E) over / into
Bu cümledeki boşlukları doldururken, doğru ön eklerin (prepositions) kullanımı önemlidir. Cümlenin anlamı, öğrencilerin akademik ve sosyal yaşamları arasında bir denge sağlama konusunda sıklıkla mücadele ettiklerini belirtir. Doğru ön ekler, bu bağlamda cümlenin akıcılığını ve anlam bütünlüğünü sağlar. Şimdi seçenekleri inceleyelim:
A) at / upon
- "Struggle at" ve "balance upon" ifadeleri bu bağlamda kullanılmaz. Bu nedenle, bu seçenek doğru değil.
B) with / between
- "Struggle with" bir şeyle mücadele etmek anlamına gelir ve yaygın olarak kullanılır. "Balance between" ise iki şey arasında denge kurmak anlamına gelir. Bu seçenek, cümlenin anlamını doğru ve akıcı bir şekilde ifade eder.
C) to / through
- "Struggle to" bir şeyi başarmaya çalışmak anlamına gelir ve bu bağlamda kullanılmaz. "Balance through" ifadesi de bu bağlamda uygun değildir.
D) about / from
- "Struggle about" ve "balance from" ifadeleri, bu bağlamda doğru ön ekler olarak kabul edilmez. Bu nedenle, bu seçenek uygun değil.
E) over / into
- "Struggle over" ve "balance into" ifadeleri, bu cümledeki anlam bütünlüğünü sağlamak için uygun ön ekler değildir.
Bu durumda, en uygun seçenek B) with / between'dır. Bu seçenek, öğrencilerin akademik ve sosyal yaşamları arasında denge sağlama mücadelesini doğru bir şekilde ifade eder.
2- ---- the Renaissance, innovative artists and thinkers fostered a revival of classical learning and aesthetics that sought to enlighten minds ---- society.
A) Over / within
B) From / across
C) Throughout / among
D) By / against
E) Across / through
A) Over / within
- "Rönesans boyunca / toplum içinde": Bu seçenek, Rönesans'ın bir süreç olarak ele alındığını ve bu sürecin etkilerinin toplum içinde gerçekleştiğini ifade eder. Ancak, "Over" kelimesi zaman dilimi anlamında genellikle "Throughout" kadar yaygın kullanılmaz ve "within society" ifadesi, bu etkinin toplumun geneline yayıldığını açıkça belirtmez.
B) From / across
- "Rönesans'tan itibaren / toplum genelinde": Bu seçenek, Rönesans'ın başlangıcından itibaren başlayan ve toplumun geneline yayılan bir etkiyi ifade eder. Ancak, "From" kelimesi genellikle bir zaman diliminin başlangıcını belirtirken kullanılır ve bu durumda sürecin devamlılığını yeterince vurgulamaz. "Across" kelimesi ise etkinin geniş bir alana yayıldığını ifade eder, bu da toplumun genelini kapsar ancak etkileşimlerin doğasını spesifik olarak açıklamaz.
C) Throughout / among
- "Rönesans boyunca / toplumun arasında": Bu seçenek, Rönesans döneminin tamamını kapsayan sürekli bir süreci ve bu sürecin toplumun farklı kesimleri arasında, bireyler arasında etki yarattığını ifade eder. Bu seçenek, cümlenin anlamını ve Rönesans'ın etkisinin yayılma şeklini en iyi yansıtan seçenektir.
D) By / against
- "Rönesans tarafından / topluma karşı": Bu seçenek, Rönesans'ın bir etken olarak topluma karşı bir pozisyon aldığını ifade eder, bu da genellikle Rönesans'ın toplum üzerindeki pozitif etkisini yanlış bir şekilde negatif bir çatışma olarak sunar.
E) Across / through
- "Rönesans boyunca / toplum boyunca": Bu seçenek, Rönesans'ın etkilerinin toplumun genelinde ve boyunca bir yayılım gösterdiğini ifade eder. "Across" ve "through" kelimeleri, etkinin geniş bir alana ve derinliğe sahip olduğunu belirtir, ancak "among" kadar spesifik bir etkileşimi ifade etmez.
Bu durumda, en uygun ve doğru seçenek C) Throughout / among'dır. Bu seçenek, Rönesans döneminin tamamını kapsayan süreç boyunca toplumun farklı kesimleri arasındaki etkileşimi ve aydınlanmayı en iyi şekilde ifade eder.
Bağlaç Soruları
1- The principles of flight had not been fully understood or applied in practice ---- the Wright brothers successfully achieved powered flight in 1903.
A) in case
B) while
C) until
D) if
E) as soon as
Bu cümle, Wright kardeşlerin 1903 yılında motorlu uçuşu başarıyla gerçekleştirene kadar uçuşun prensiplerinin tam olarak anlaşılmadığı veya pratikte uygulanmadığını ifade eder. Doğru seçeneğin belirlenmesi, cümlenin anlamını tam olarak yansıtacak zaman bağlacının seçilmesine bağlıdır. Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
A) in case - "Durumunda": Bu seçenek, bir koşula bağlı bir durumu ifade eder ve bu bağlamda uygun değildir çünkü cümle bir zaman ilişkisi kurmaya çalışmaktadır, koşul değil.
B) while - "Süresince": Bu seçenek, aynı zamanda gerçekleşen iki olayı ifade etmek için kullanılır. Ancak, cümlede bir önceki durumun bir sonraki olaya kadar devam ettiği ve bu olayla değiştiği belirtilmek istendiğinden, bu seçenek uygun değil.
C) until - "Kadar": Bu seçenek, bir olayın başka bir olay gerçekleşene kadar devam ettiğini belirtir. Bu cümlede, Wright kardeşlerin motorlu uçuşu başarıyla gerçekleştirene kadar uçuşun prensiplerinin tam olarak anlaşılmadığı veya uygulanmadığı ifade edilmek istenmektedir. Bu seçenek, cümlenin anlamını doğru yansıtır.
D) if - "Eğer": Bu seçenek, bir koşul ifade eder ve bu cümlede zaman ilişkisi belirtilmek istendiğinden uygun değildir.
E) as soon as - "Olarak hemen": Bu seçenek, bir olayın hemen ardından başka bir olayın gerçekleştiğini belirtir. Ancak, bu cümlede bir sürecin bir noktaya kadar devam ettiği ve sonra değiştiği vurgulanmak istendiğinden, bu kullanım uygun değil.
Bu durumda, doğru seçenek C) until - "Kadar"'dır. Bu seçenek, Wright kardeşlerin 1903 yılında motorlu uçuşu başarıyla gerçekleştirene kadar uçuşun prensiplerinin tam olarak anlaşılmadığı veya pratikte uygulanmadığını ifade eden cümlenin anlamını en iyi şekilde yansıtır.
2- Boasting an architectural marvel ---- its innovative design, the Sydney Opera House is recognized as a symbol of both Australia and modern architecture.
A) similar to
B) thanks to
C) instead of
D) despite
E) regardless of
Bu cümle, Sydney Opera Evi'nin yenilikçi tasarımı sayesinde hem Avustralya'nın hem de modern mimarinin bir simgesi olarak tanındığını ifade eder. Doğru seçeneğin belirlenmesi, cümlenin anlamını tam olarak yansıtacak bağlaç veya ön ek (preposition) seçimine bağlıdır. Şimdi seçenekleri değerlendirerek neden doğru veya yanlış olduklarını açıklayalım:
A) similar to - "Benzer olarak": Bu seçenek, bir karşılaştırma ifade eder ve cümlenin bağlamında Sydney Opera Evi'nin tasarımının bir başka öğeyle benzer olduğunu belirtmek için kullanılır. Ancak, cümle tasarımın kendisinin yapıyı bir simge haline getirdiğini vurgulamak istediğinden, bu seçenek uygun değil.
B) thanks to - "Sayesinde": Bu seçenek, Sydney Opera Evi'nin yenilikçi tasarımı sayesinde bir simge olarak tanındığını belirtmek için mükemmel bir şekilde uyar. "Thanks to" ifadesi, bir durumun veya başarının bir sebebine işaret eder ve bu durumda cümlenin anlamını doğru yansıtır.
C) instead of - "Yerine": Bu seçenek, bir şeyin bir başkası yerine tercih edildiğini veya kullanıldığını ifade eder. Bu bağlamda, Sydney Opera Evi'nin tasarımının bir simge olmasının sebebiyle ilgili bir durumu belirtmediği için uygun değil.
D) despite - "Rağmen": Bu seçenek, olumsuz bir durum veya engel karşısında bir başarının elde edildiğini belirtir. Cümlenin pozitif bir ifadeyi ve tasarımın olumlu bir sonuca doğrudan katkısını vurgulamak istediği göz önüne alındığında, bu seçenek bağlamla uyumsuz.
E) regardless of - "Ne olursa olsun / Her ne kadar": Bu seçenek, bir durumun diğer faktörlerden bağımsız olarak gerçekleştiğini ifade eder. Sydney Opera Evi'nin tasarımının etkisini vurgulamak için bu seçenek, cümlenin istediği anlamı sağlamaz.
Bu nedenle, doğru seçenek B) thanks to - "Sayesinde"'dir. Bu seçenek, Sydney Opera Evi'nin yenilikçi tasarımının yapıyı hem Avustralya'nın hem de modern mimarinin bir simgesi olarak nasıl tanıdığına dair cümlenin anlamını en iyi şekilde yansıtır.
Diğer Gönderiler

