Beynini Hack'le: Zahmetsiz Dopamin Tuzaklarından Kurtulup "Akış"ta Kalma
Merve Erden
YKS'ye Çalışırken Neden Telefona Yöneliyoruz? (Odak Kaybını Yönetmek)

Masanın başında ders çalışıyorsun, aniden, hiçbir bildirim gelmemesine rağmen elin telefona gidiyor ve kilit ekranını açıyorsun. Bu bir irade zayıflığı mı? Hayır, bu tamamen nörolojik bir döngü.
Telefonu Neden Elimize Alıyoruz?
Gün içinde telefonu defalarca elimize alıyoruz.
Çoğu zaman neden aldığımızı bile fark etmiyoruz.
Bu, beynin kısa bir rahatlama istemesiyle ilgili bir alışkanlık.
Özellikle ders çalışırken:
Zihin yoruluyor
Odaklanmak zorlaşıyor
Beyin kısa bir mola arıyor
Telefon, bu molayı en hızlı veren şey gibi görünüyor.
Ve Sorun Nerede Başlıyor?
“Bir bakıp çıkacağım” diye girilen sosyal medya,
Molayı uzatabiliyor
Derse geri dönmeyi zorlaştırıyor
Odak kaybına yol açıyor
Bu da ders çalışma akışını bozuyor.
Peki bu anlarda beynimizde tam olarak ne oluyor?
Ve bu döngüyü ders çalışma akışını bozmadan nasıl yönetebiliriz?
İşte o an beyninde gerçekleşenler ve Kleuize ile bunu nasıl yönetebileceğin:
1. "Odak Kalıntısı" (Attention Residue) Yasası
Minnesota Üniversitesi'nde* yapılan araştırmalar gösteriyor ki; bir görevden (ders) kopup, tamamen farklı bir bağlama (sosyal medya) geçtiğinde, tekrar derse dönsen bile aklının bir parçası önceki içerikte kalıyor.
Buna "Odak Kalıntısı" denir. Sosyal medyada gördüğün o 15 saniyelik komik video, beynini dersten tamamen koparır. Tekrar tam odaklanma moduna geçmek ise ortalama 23 dakika sürer. Yani 5 dakikalık bir Instagram molası, aslında sana 30 dakikalık bir verim kaybına mal olur.
2. Zahmetsiz Dopamin
Sosyal medya algoritmaları, beynindeki ödül merkezini (Nucleus Accumbens) , "Zahmetsiz Dopamin" ile bombalamak üzere tasarlanmıştır. Bu ani ve yüksek haz, o an sana iyi hissettirir. Ancak tehlike şurada: Beynin bu yüksek hazzı tattıktan sonra, ders çalışmak gibi "düşük dopaminli" ama "yüksek ödüllü" işlere dönmek istemez. Kitap sana sıkıcı, gri ve zor gelir. Buna "Dopamin Eşiğinin Yükselmesi" diyoruz.
3. Çözüm: "Alışkanlık Kaydırma" (Habit Replacement)
Nörobilime göre, beyinde bir alışkanlık oluştuğunda güçlü bir nöral bağlantı (bir nevi otoban) kurulur. Sen "Artık telefona bakmayacağım" diyerek bu otobanı bir günde yok edemezsin. Tetikleyici (Sıkılmak) geldiği an, beyin otomatik olarak bildiği o otobana (sosyal medya) girer. İradeyle buna direnmek çok zordur ve beyni yorar.
Burada Kleuize devreye giriyor. Telefonu eline aldığında Kleuize'i açmak, beynindeki "Ders Çalışma Bağlamını" bozmadan sana ihtiyacın olan mikro-molayı verir. Böylece beynin o "rahatlama" ihtiyacını karşıladığın için beynin seninle savaşmaz. Sadece aracı değiştirmiş olursun.
Ayna Nöronlar Devrede: Kleuize'de arkadaşlarının çalıştığını görmek, beynindeki "ayna nöronları" ateşler. "O çalışıyor, ben de çalışacağım" sinyali, seni tekrar masaya iter.
Bağlamı Korumak: Kleuize'in arayüzü ve amacı ders olduğu için, beynin "eğlence moduna" geçmez. Motor soğumaz. Akış (Flow) bozulmaz.
Strateji: Mikro-Müdahale: Bir dahaki sefere o dürtü geldiğinde:
"Tamam, telefona bakacağım ve hedeflerim doğrultusunda, Kleuize'ye gireceğim."
Günlük görevine bir tik at, arkadaşına bir destek yorumu yaz.
Ufak bir dopamin aldın mı? Evet.
Odağın dağıldı mı? Hayır.
Akıllı çalışmak sadece çok soru çözmek değil, beyninin kimyasını yönetmektir.
*Kaynak: Sophie Leroy (2009), University of Minnesota - Attention Residue Research
Merve Erden
Merve Erden, Kleuize'da TYT, AYT, YDS, YÖKDİL ve YDT sınavlarına hazırlık konusunda içerik üretmektedir.


